Yazılar

Haber: Sokakları da İstiyoruz, İşgal Ediyoruz


Bağyanfest Feministival’in sokak işgali – partisinde dans eden kadınları tehditkar gözlerle izleyen ve fotoğraflarını çeken erkeklerin karşısında, onlara ayna tutarmışçasına hareketlerini tekrar eden performansçılar ve şiddetsiz – sözsüz komiklikleriyle Asi Palyaço Ordusu vardı.
İstanbul - BİA Haber Merkezi
12 Nisan 2010, Pazartesi

Kadınlık deneyimi üzerinden üretim ve paylaşım alanı yaratma düşüncesiyle bu yıl ilk kez düzenlenen Bağyanfest Feministival'in katılımcıları, dün (Pazar) Beyoğlu Büyük Bayram Sokak'ı "geri kazanmaya" çalıştı.
Festivalin "Asi Palyaço Ordusu" atölyesinde yarı-militarist, yarı-palyaço kıyafetler giyen kadınlar, hiyerarşi ve otorite üretmeyen oyunlar oynadı, eğitimler yaptı.
Müdahale performans atölyesindeyse amaç çoğunlukla erkeklerin bulunduğu kamusal alanlarda, bu yerlerin dayattığı davranış biçimlerini sergilemekti.
Janine Eisenächer ve Gökçe Yiğitel'in 2006'da gerçekleştirdikleri YÜZLEŞME projesi kapsamındaki GAyZING performanslarının devamı olan atölye, kadınların dışlandığı alanları geri alma fikriyle, dayatılan kadınlık rollerini de sarsmayı amaçlıyordu.
İlk gün bir kahvehaneye giden kadınlar, aynı erkeklerin yaptığı gibi tavla oynadılar ama örgüsünü alıp kahveye gelen kadınlar da vardı. Pazar günü ise (dün), festival blog'una gelen önerilerin de katkısıyla kadınların kendini rahat hissetmediği sokaklar ziyaret edildi.

"Gözleri kaçırmadan bakmak"

Bir köşede konuşmadan etrafı seyreden performans katılımcıları, kendilerini sürekli izleyen erkeklere gözlerini kaçırmadan, aynı bakışlarla ve aynı erkeklere özgü "horoz duruşu"yla karşılık verdi. Erkeklerin "erkeksi" duruşları onlara geri yansıtıldı.
Performans çoğu zaman cep telefonuyla fotoğraf çekmeyi, vücutları öne düşürüp pis bakışlar atmayı gerektiyordu.
Zamanında Arka Sokak olarak anılan ve şimdilerde rock barlarla dolu yolun bitimindeki Büyük Bayram Sokak'a ses sistemi kuran kadınlar dans etmeye de başlayınca, çevredeki erkeklerin sayısı da çoğaldı.
Sokak partisini basit bir merakla izlemekten çok dans eden kadınların arasından defalarca geçmeye çalışan, "sokakta dans etmenin yasalara aykırı olduğunu" söyleyen, durmadan fotoğraf çeken, kısacası kadınların sokakta dans etmesinin pek de "normal" olmadığı hissiyatını yakalayabileceğiniz birçok erkek...
Karşılarındaysa onlara "ayna tutan" müdahale performansçıları.
Müdahale performansçıların partiyi izleyenleri izlemekten yorulduğu noktada, -ki bu süre 15 dakikanın üzerine çıkabiliyordu- Asi Palyaço Ordusu eğlenceli hareketlerle devreye giriyor, söz ve şiddet kullanmaksızın sokak işgalinin sınırlarını çiziyordu.
Djanes'ler Didem ve Süreyya Hardcore, ağırlıkla kadın müzisyenlerin şarkılarını çaldılar ve sokağı canlı tuttular.
Yakından geçerken müziği duyup partiye katılan öğrenci bir kadın "Burası hafta sonları dışarıda içtiğimiz bir sokak, ama hiçbir zaman kendimizi rahat hissetmiyorduk, özellikle geçenlerin bakışları yüzünden" diyor.
Başka biri "Sokağın ezberini bozduk. Buranın erkek egemen bir alan olduğunu da gösterdik ve bir sürü kadın burada toplanabildiğimiz sayesinde yaptık" diye devam ediyor.

Palyaçolar göreve

Festivalde "Asi Palyaço Ordusu" atölyesini gerçekleştiren Begüm'e göre, kadınlar kamusal alanda ve özellikle sokaklarda kendilerini koruma duygusuyla agresifleşiyor, eril dil oluşturabiliyor:
"Palyaçoluk tam da bize yönelen agresyonu, şiddeti tersine çevirme, iktidarın üzerimizde uyguladığı tahakkümü zekâ ve yaratıcılıkla alt üst etme fikrine dayanıyor. 2003'te Bush'un İngiltere ziyareti sırasında ilk operasyonlarını yapan palyaço ordusunu biz feministival'de sadece kadınlardan kurduk ve bu benim bildiğim ilk feminist ordu."
Begüm, iktidarın polis, öğretmen, rektör gibi farklı rollerde kendini gösterebildiğini de hatırlatıyor. Ona göre, erkek egemen alanların yanı sıra şirketlerin sahipliğindeki sokaklarda palyaço ordusu, eylem ve eğlencenin birleştiği bir yol sunuyor:
"Maslak'ta işe gidip Beyoğlu'nda eğleniyoruz ama belli mekânlara gidiyoruz. Sokak bu sırada durup geçtiğimiz bir yer değil, durup konuşulan kamusal alan. Aynı zamanda cinsiyetçi ve erkek egemen bu alanı dönüştürmek çok da kolay değil. Kadınların biraradalığı bunu dönüştürebilir.
'Reclaim the Streets' (Sokakları Geri Al) hareketinin ana fikri, kamusal alana dev şirketler, reklam panoları, arabalar tarafından hükmedilmesi. Ama kendimizi buralarda dışa vurmak bizi biz yapan şeylerden biri. Özgürleşmek için sokağa çık diyoruz ama sokağın da özgürleştirilmesi lazım.
Emek Sineması protestoları ve Tekel Direnişi buna örnek. Sokağın işlevini değiştiriyorsun, eylemlilik ve eğlencenin de bir arada olduğu durumlar yaratabiliyorsun." (BB)
* Yakın zamanda yeni bir eğitim atölyesi düzenleyecek Asi Palyaço Ordusu'na ulaşmak için: zehrazuhre(at)riseup.net